arkamarka.com reklam ve pazarlamayla ilgilenenlerin buluşma noktası. Üye olun arkamarka'yı keşfedin!
Üye olmadan etkilet ve forum yazılarını okuyabilirsiniz. Ama siz de etkiletmek, forumda tartışmak, test çözmek, yarışma ve oyunlara katılmak, kısacası networking deneyimi yaşamak istiyorsanız üye olmalısınız.

yaşasın postmodernizm
Son yirmi otuz yıldır hayatlarımızın üzerinde gri renkli bir hayalet gibi dolaşan postmodernizmden hiç de hoşnut değilim açıkçası...
Özellikle de insan ilişkilerine, değer yargılarımıza ve "sosyal hayattaki ahlak" anlayışımıza olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorum. Çünkü,
1) Arkadaşlıkları, evlilikleri ya da iş hayatındaki ilişkileri "fast food" mantığıyla yaşamak, postmodernizmin en çarpıcı özelliği... Bir şeyi "öylesine" yapıyormuş gibi görünmenin, gerçekten o işin hakkını vererek yapmaktan daha kolay olduğunun fark edilmesiyle yaygınlaşmaya başlamış bir trend bu...
2) Sorumluluk ve sahicilik gibi kavramların demode ilan edilmesinin ardından "in" hale gelen "dostlar alışverişte görsün" mantığıyla hayata bakmak da, başka bir tipik özelliği...
3) Özel hayatın gizliliğine saygı duymak diye bir kavram da yoktur postmodern ilişkilerde. Herkes herkesin ıcığını cıcığını öğrenmek ister ve hatta kendisininkileri de ifşa etmek ister... Bir tür "vitrinde yaşamak isteği" yönlendirir ilişkileri...
4) Ve nihayet, argodaki karşılığını "ben yaptım, oldu! Yersen kardeşim!" biçiminde bulan bir bakış açısının, tüm sosyal ilişkilere yansıması durumudur...
Ama tabii ki bu postmodernizm denilen hayalet de gökten zembille inmedi hayatımıza. Tamamen bir etki-tepki mekanizması yüzünden, kaçınılmaz biçimde yaşandı bu gelişmeler...
Tamam, hayatı siyah-beyaz olarak görmeyip grinin erdemlerini fark edebilmek önemlidir, ama örneğin ultra-violet ve infra-red sınırları arasında ilk bakışta insan gözünü en çok rahatlatan rengin yeşil olmasına da hemen aldanmamakta fayda var bence...
Bu etkilet ile ilgiliyim diyen 1 kişi var.