Yıllardır bizimle birlikte olup geçen onlarca yıla rağmen hala gücünü koruyan markalar vardır. Doğru yönetildikleri ve evrimlerini doğru geçirdikleri takdirde geçen yıllara rağmen bir marka kendini farklılaştırabilir ve yatırımcıların ilgisini sıcak ve güncel tutar. Sonuçta marka ticari bir kavramdır ve asıl amacı kar etmektir. Bir marka için ne kadar tanındığı kadar hatta daha fazla ne kadar tercih edildiği ve bu tercihin karına ne kadar yansıdığı önemlidir. Peki markalar onlarca yıl yaşamayı nasıl başarırlar?
Charles Darwin, bir türün varlığını sürdürmesi için asıl önemli olan o türün ne kadar akıllı ya da ne kadar güçlü olması değil, değişimlere uyum sağlayabilmesi yeteneğidir demiştir.
Volvo'yu örnek alalım; en eski otomobil markalarından bir tanesi… Volvo kelimesini gördüğünüzde aklınıza ne gelir? Bu soruya birçok insan "güvenlik" cevabını verecektir. Bunun nedeni 1927'de Volvo kurucularının ortaya koyduğu şu düşüncedir:
…otomobilleri kullananlar insanlardır, bu yüzden bizim Volvo'da yaptığımız, yapacağımız her şeyin odağında "güvenlik" olmalıdır.
Asar Gabrielsson ve Gustaf Larson
Fakat günümüzde bir otomobil alırken güvenlik tercih nedenlerimizin kaçıncı sırasında yer alır? Hele ki neredeyse tüm otomobiller belirli güvenlik standartlarına sahipken ya da sahip olması gerekliyken? Bu, konumlandırmasını yıllardır "güvenlik" üzerine yapan Volvo için ciddi bir problemdir. Ve Volvo bu problemle başa çıkabilmek, bizlerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek, ilgimizi canlı tutabilmek için evrim geçirmiş, konumlandırmasını günümüz tercih özellikleri ve şartlarına uyarlamıştır. Tabii ki konumlandırmasının ana fikri "güvenlik" ten vazgeçmeden.
Volvo güvenliği yeniden tanımlamıştır. Şimdilerde, bir otomobil için en önemli şeyin kaza anında güvenli olması değil, kazayı önleyici güvenlik özellikleriyle donatılmış olması gerektiğini ana mesaj olarak söylemektedirler. Ayrıca suç oranındaki artışı dikkate alıp kişisel güvenliğe dikkat çekmişler ve bunun neticesinde otomobillere güvenli biniş ve iniş özellikleri eklemişlerdir.
Volvo, kurucularının "otomobilleri insanlar kullanır" felsefesinden ayrılmamış ve bu felsefeyi geliştirmiştir. Bugün bu felsefe, "Volvo insanlar için otomobil üretir. Biz Volvo'da insanları gezegenimizin bir parçası olarak görürüz." haline dönüşmüş ve Volvo daha çevre dostu otomobiller üretir hale gelmiştir.
Tüm bunlar Volvo'nun sloganında çok güzel özetlenir:
"Volvo for life"
Volvo'nun ilk konumlandırılmasıyla, bugünkü konumlandırmasını karşılaştırdığımızda özünden ayrılmadan ciddi bir evrim geçirdiğini görürüz. Volvo bugün hala yaşayan güçlü bir markaysa bunu değişime iyi uyum sağlamasına, ve konumlandırmasının özünden ayrılmayarak otomobil dünyasına güvenlikle ilgili birçok yenilik getirmesine ve bu sayede farklılaşarak yatırımcılarının ilgisini ayakta tutabilmesine borçludur.