Blog yazma rehberi: Kişisel markanızı oluşturmak için kritik adımlar
İyi bir blog yazarı olmak, popüler bir bloga sahip olmak, kısacası takip edilir ve sözü dinlenir biri olmak, bir ürün ya da hizmetin markalaşma süreciyle büyük benzerlikler taşır, özneler değişse de esas değişmez.
Esası da algı yönetiminde yatar.
Algı yönetimini bir disiplin olarak ele alınmalıdır, bu nedenle uzun uzadıya anlatmak yersiz olur ama, özetle iş, uzmanlık algısında bitmektedir.
Hedef kitlenizi sizin bir konuda uzman olduğunuzu ikna etmekte yani…
Hedef kitleniz kapı komşunuz bile olabilir, eğer kapı komşunuz sizi, örneğin, teknoloji konusunda uzman olarak algılıyorsa, evine alacağı televizyondan tutun, müzik setine, bilgisayarına kadar size danışacaktır. Kapı komşunuzun bu algısını siz yaratır, siz şekillendirir, siz yönetirsiniz.
Bu nedenle iletişim beceriniz ile uzman olmadığınız konularda dahi uzman olarak algılanma yani konumlanma şansınız vardır.
Blog yazarak bir konunun uzmanı olarak pekala konumlanabilirsiniz, başarılı bir algı yönetimiyle de uzmanlığınızı
-sözde de olsa- kabul ettirebilirsiniz. Sözünüze değer verilir, dinlenirsiniz,
hatta yazdığınız konuya sizden çok daha vakıf kişilerden sırf bu algıyı yaratma beceriniz yani iletişim beceriniz yüzünden daha fazla dinlenirsiniz.
İzlenecek yöntemler aşağı yukarı belli olduğundan bu konuda bir rehber hazırlamak istedim. Yazının devamını dikkatli okur ve tavsiyeleri uygularsanız kişisel markanızı oluşturmada büyük adımlar atacağınız kesin. Böyle bir isteğiniz yoksa da en azından işlerin nasıl yürüdüğü hakkında bilginiz olur
zira bu rehber bunları yapından ziyade uyanık olun telkinini yapmaktadır.
1. Türkçe Kullanımı: İyi bir blog yazarı olmak için öncelikle Türkçeyi düzgün kullanmalısınız. Noktalamalara, dilbilgisi kurallarına azami özen göstermelisiniz. Bununla birlikte ortalama bir yazın kabiliyetine sahip olmalısınız ki bunu edinmek için bolca
Hıncal Uluç okuyun
ve tarzını kopyalamaya çalışın.
2. Hitabet: Blog yazılarınızdaki belki en önemli hususlardan biri de hitabettir. Hitabet sizi konunuzda uzman, sektörünüzde popüler olarak konumlanmanıza yardımcı olur. Nasıl mı? Örneklerle inceleyelim.
Diyelim ki, blogunuzda Rahmi Koç’un bir açılış konuşmasına yer vereceksiniz. Bunu yaparken
mümkün mertebe Rahmi Koç’u çok iyi tanıdığınızı okuyucularınıza hissettirmelisiniz. Bunun yolu böyle isimlerin başına
“Sevgili” ibaresini koymaktan geçer. Deneyelim: “Sevgili Rahmi Koç geçen gün bir konuşmasında…” Evet gördüğünüz gibi
Rahmi Koç sanki bir tanıdığınız, sanki dostunuz gibi algılanıyor, “geçen gün” diyerek de sanki sizin için bu durumun oldukça olağan bir şey olduğu algısını yarattınız.
3. Networking: Blog yazdığınız sektörde mutlaka tanıdıklarınız ya da haber kaynaklarınız olmalı. Yoksa da varmış gibi yapmalısınız.
Unutmayın blogunuz dürüstlük taslama yeri değil, algı yönetimi yaptığınız bir yer. Peki nasıl varmış gibi yapacaksınız? Cevabı oldukça basit aslında… Sizinle aynı konuda yazan başka birçok site ya da blog takip edin, ve bunu çok sık yapın, güncel bir haber yakaladığınız anda hemen kendi blogunuza taşıyın, kesinlikle kaynak göstermeyin ve haberi verirken söze
“aldığım duyumlara göre” (sağol tuncay) diyerek başlayın.
Zaten bir müddet sonra, markalaşmaya başlayınca, ilk kaynaktan bilgi almaya başlayacaksınızdır.
Bunun dışında mutlaka yapmanız gereken bir şey de konunuzla ilgili tüm etkinliklere ki bu etkinlik eğitim olur, konferans olur, panel olur, forum olur hatta paty olur katılmaktır. Kendinize bir kartvizit bastırın ve katıldığınız etkinliklerde herkesle konuşmaya, kartvizitinizi dağıtmaya çalışın.
Dokunduğunuz insanlara blogunuzdan mutlaka bahsedin ve yenilikleri olursa seve seve duyurabileceğinizi söyleyin. İnsanlar işlerinin her yerde duyulmasını sever, göreceksiniz bu yol çok işinize yarayacaktır.
4. Farklılık: Bir konuyu ya da haberi ilk inceleme fırsatı bulamadıysanız ve sektör o konuyu konuşuyor tartışıyorsa artık yazmada acele etmeyin, yazılıp çizilenleri dikkatlice dinleyin, notlar alın. Genel eğilimi anlamaya çalışın.
Genel eğilim ak diyorsa, siz de blogunuzda kesinlikle aktır demeyin, başka bakış açıları getirmeye hatta karadıra varmaya çalışın. Hayır aktır diyenler, sizinle tartışmaya girenler elbette olacaktır.
Ama tüm bu tartışmalar size yarar, hatırlanan fikir keskin fikirdir.
5. Tahmin/Öngörü: Blogunuzda
maksimum sayıda tahmin ve gelecek öngörüsüne yer verin. Ne kadar fazla tahmin yaparsanız
en azından bir ya da birkaç tanesini tutturma şansınız yükselecektir. Dikkat etmeniz gereken nokta yazın üslubunuz olmalı.
Kesinlikle keskin tahminlerden kaçının, ben şöyle olacak diyorum ama
zaman gösterecek (sağ ol buğra),
bekleyelim görelim gibi kalıpları mutlaka kullanın.
Kullanın ki tahmininiz tutmazsa kimse sizi suçlayamasın. Ama ya tutarsa?
Tahmininiz tutarsa, hemen yeni bir başlık açın, bilmem ne tarihinde ben bu konuyu incelemiştim deyin (link mutlaka verin)
ve sizin söylediğinizin çıktığını üstüne basa basa belirtin.
6. Frekans: Blogunuzun güncellenme frekansını yüksek tutun. Her gün en az bir yazı mutlaka yayınlayın.
SEO’su güçlü olan bir altyapı kullanın,
Blogspot ve Wordpress’i öneririm. Google indexleme yaparken frekansı da baz almaktadır. Siz yazınızın başlığını ya da etiketlerinizi oluştururken
yazdığınız konunun Google’da nasıl aranacağını tahmin etmeye çalışın ve başlığınızı bu tahminleriz doğrultusunda oluşturun. Bizim arkamarka’da yapmaya gayret gösterdiğimiz gibi yaratıcı başlıklar size hit olarak geri dönmez.
7. Tasarım: Gözlemlerim göstermiştir ki
nette sade tasarımlar çok iş yapmaz. Bu nedenle
blogunuzu mümkün olduğunca kalabalık tutun, işte
Technorati,
Digg vs düğmeleri, arama kutusu, popüler linkler, makaleler, arşiv indeksi… Artık aklınıza ne geliyorsa koyun. Ancak yine de görsel ağırlık sizin ana yazınızda olsun.
8. Alexa: Her ne kadar oldukça
yanlış ve manipülasyona açık bir ölçümle yapıyor olsa da alternatifi olmadığından,
Alexa sıralaması site popülaritesinde hala baz alınan bir sıralamadır. Alexa ölçümleme yaparken kendi toolbar’ı yüklü kişilerin dolaştığı siteleri esas alır.
Sizin de ilk yapmanız gereken, sitenizde en çok dolaşan kişi olarak Alexa Toolbar yüklemek olmalıdır. Bunu arkamarka ana sayfasındaki bannerı tıklayarak yapabilirsiniz.
Toolbar’ı olan kişiler genellikle webmasterlar ve yazılımcılardır. Bu nedenle eğer sizin de içeriğiniz arkamarka.com gibi bu konulara fazla yakın değilse Toolbar’ı yüklü ziyaretçilerinizin olması ve Alexa sıralamasında hitinize yakışır bir yer bulmanız zor olacaktır. Bu nedenle blog ziyaretçilerinize ve müdavimlerinize Alexa Toolbar yüklemelerini rica etmelisiniz -bunun işe yarayıp yaramayacağını ilerleyen günlerde kendi deneyimlerimizden söyleme şansım olacaktır- ya da webmaster ve yazılımcıların ilgi gösterebileceği konularda blog oluşturmalısınız.
9. İstikrar: Yukarıda bahsedilen maddelerden biri diğerinden önemli değildir. Bu nedenle her birini istikrarlı bir şekilde uygulamalısınız. Bu sayede takip edilen bir blog yazarı olacağınız hatta ilerleyen zamanda bunu bir iş planına çevirerek kazanç sağlayacağınız kesindir.
Ancak yukarıdaki maddelerden hiçbiri sizi olduğunuzdan daha iyi ve donanımlı bir insan yapmaz. Siz iyisi mi bu önerileri boş verin, bolca kitap okuyun.
S. Taylan Yapıcı